Usta sanatçı ve yazar Zülfü Livaneli, Kadıköy’de bıçaklanarak öldürülen Mattia Ahmet Minguzzi’nin annesi Yasemin Minguzzi’ye verdiği desteğin ardından hedef alınmasına X hesabından tepki gösterdi. Livaneli, “Geçen hafta Diyarbakır’a gittim diye PKK’lı, bu hafta mezarı bile parçalanan Ahmet Minguzzi’yi andım diye Türk faşisti, ırkçı oldum” dedi.

“Ben bir annenin acısını paylaştım. Bunun genetikle, ırkçılıkla ne alakası var?” diye soran Livaneli, başka tartışmalardan haberi olmadığını ve bilmek zorunda da olmadığını belirterek bir anneye başsağlığı dilemek için siyasetin dar labirentlerine girmenin gerekip gerekmediğini sorguladı.
“BERKİN ELVAN’I SADECE ALEVİ OLDUĞU İÇİN Mİ SAVUNDUK?”
Livaneli, farklı kimliklerden yakınlarını kaybeden aileleri hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Berkin Elvan’ı sadece Alevi olduğu için mi savunduk? Musa Anter, Vedat Aydın, Uğur Kaymaz, Ceren gibi evlatlarımız için ağıt yakarken, onlar Kürt olduğu için mi bunlar oldu? Aybüke öğretmeni, Onat Kutlar’ı, Eren Bülbül’ü Türk oldukları için mi anıyoruz? Bu ne biçim anlayış? İnsana insan olarak bakmayı ne zaman öğreneceğiz?”
SERENAD VE GAZZE VURGUSU
Livaneli, kendi eserlerinden ve tutumlarından da örnek verdi. İkinci Dünya Savaşı’nda Yahudilere yapılan zulmü Serenad romanında anlattığını, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını da lanetleyip yazılar yazdığını hatırlattı. Gazzeli öğrencilerin kendisini sanat elçisi seçtiğini aktaran Livaneli, “Ben insanları kimliğine göre değil yaşadıklarına göre değerlendiriyorum ve zulüm gören herkesle birlikteyim” dedi.
“X BİR ÇÖPLÜK”
Livaneli, asıl bir senfonik konserden ve bir başsağlığı mesajından siyaset çıkaranlara bakılması gerektiğini söyledi. Paylaşımını sosyal medya platformuna yönelik sert bir eleştiriyle bitiren Livaneli, X’i “metan gazı patlamak üzere olan bir çöplük” olarak nitelendirdi.
“SÖZ OLA KESE SAVAŞI”
Livaneli, ardından yaptığı ikinci paylaşımda yaşananları özetledi. Kendisinden üçüncü şahıs olarak söz eden Livaneli, Yasemin Minguzzi’nin mesajını hatırlatarak “80 yaşında bir yazar bunu okudu ve empati duygusuyla bu mesajı destekleyerek paylaştı. Hepsi bu. Ve kıyamet koptu” diye yazdı.
Livaneli, çocukların kanı üzerinden siyaset yapanların kendisine karşı “çılgınca bir kampanya” başlattığını söyledi. “Bence en iyisi her kampın fanatiğini baş başa bırakmak” diyen sanatçı, Yunus Emre’nin “Söz ola kese savaşı / Söz ola kestire başı” dizelerini hatırlattı ve “Ben barış ve insanlık yolunda yürümeye devam edeceğim. Kendi cehennemini yaratan fanatiklerle işim yok” ifadelerini kullandı.
TARTIŞMA NASIL BAŞLADI?
Tartışma, Yasemin Minguzzi’nin kendisine yönelik eleştirilere sosyal medyadan yanıt vermesiyle alevlendi. Minguzzi, “Kimse benimle uğraşmasın! Ben çocuğumu bir hastalıkla, bir kazayla değil; canice katledilmesi yüzünden kaybettim. Evladımı elimden alanlar katil! Acımın, öfkemin ve adalet arayışımın hesabını kimseye vermek zorunda değilim” ifadelerini kullanmıştı. Livaneli de anneye yönelik saldırıları eleştiren bir mesajla destek vermiş, toplumun bir kesiminde “insanlıktan çıkma” hastalığı olduğunu söylemişti.
Livaneli’ye yöneltilen eleştiriler arasında AK Parti’nin önceki dönem Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu’nun açıklaması da yer aldı. Minguzzi ailesinin acısını paylaştığını belirten Miroğlu, cinayetin ırkçı çevrelerce istismar edildiğini öne sürdü. Livaneli’nin Diyarbakır ziyaretinde taktığı Amedspor bayrağına da değinen Miroğlu, sanatçıdan Kürtlere yönelik ırkçılığa karşı “iki cümle kurunuz” diye çağrıda bulundu.
Mattia Ahmet Minguzzi, 24 Ocak 2025’te Kadıköy’deki Salı Pazarı’nda bıçaklanarak öldürülmüştü. Çocuğun mezarı Nisan 2025’te, davanın ilk duruşma günü tahrip edilmiş, mezarı tahrip eden sanık 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.